Reklamlar
REKLAM
| 11. Sınıf Türk Edebiyatı Kitabı Cevapları (Biryay) Araba Sevdası romanı |
|
|
|
| TÜRK EDEBİYATI - 11. SINIF TÜRK EDEBİYATI | |||||||||||||||||||||||||||||
|
11. Sınıf Türk Edebiyatı Kitabı Cevapları (Biryay) Araba Sevdası romanı 11. SINIF TÜRK EDEBİYATI KİTABI CEVAPLARI
Bihruz Bey, Periveş Hanım, Keşfî Bey ve Mösyö Piyer’in olay örgüsündeki işlevleri:
Tanzimat Döneminde (gerçek hayatta), roman kahramanlarına benzer kişiler olabilir. Çünkü romandaki kişilerin yaşam tarzları ve eğilimleri o dönem insanının özelliklerine uymaktadır. (Fransızca merakı, alafranga giysiler, eğlence düşkünlüğü...) Romanda mekan olarak en çok Çamlıca’daki gezinti yerleri yer almaktadır.. Bihruz, Periveş'i görme umuduyla defalarca buraya gelmiştir. Bihruz, Beyoğlu sokaklarında gezmeyi çok sever. İşlerini pek önemsemez ama Çamlıca, Haydarpaşa ve Fenerbahçe'de arabayla (at arabasıyla) gezmekten çok zevk alır. 4. Olayların geçtiği mekânlar haritada gösterilebilir mi? Buözellik yönünden destan, masal, mesnevi ile okuduğunuz romandaki mekânı karşılaştırınız. Benzer ve farklı yönleri tahtaya yazınız. Olayların geçtiği ya da geçtiği düşünülen yerler gerçek mekânlardır ve harita üzerinde gösterilebilir. (Beyoğlu, Çamlıca, Haydarpaşa...) Masallardaki mekânlar ise hayal ürünü ve olağanüstü yerlerdir. 20. ETKİNLİK: .. Düzenlenmesiyle epey uğraşılan bu bahçenin, Rumi takvime göre bin iki yüz seksen altı senesinin bahar mevsiminde açılacağı haberi, İstanbul ile üç beldenin halkı arasında duyulmuştu. (...) Bihruz Bey’in sözü doğruydu. Daha üç dört ay önce Pol ve Virjini’yi birlikte okumuşlardı. (...) Cumaya daha beş gün vardı ama nasıl olsa insan mutlu olunca vakit çabuk geçiyordu. ” cümlelerinde zamanı ifade eden kelimeleri aşağıya yazınız. Yukarıdaki kelimeleri ve yüklemlerin kip eklerini değerlendirdiğinizde olayın yaşandığı zamanla anlatıldığı zamanın ilişkisi hakkında neler söyleyebilirsiniz? “Duyulmuştu, doğruydu, okumuşlardı, beş gün vardı, çabuk geçiyordu" kelimelerinde görülen geçmiş zaman (-di’li geçmiş zaman) ekleri kullanılmıştır. Roman ve öykülerde yüklemler bu zaman ekleriyle çekimlenir. Romanda anlatılan zaman geçmişte kalmıştır. Yazar ise geçmişe bakarak bu olayları izliyormuş gibi bize aktarır. 5. Romanın genelinde olayların geçtiği zamanı takvimde göstermek mümkün müdür? Açıklayınız. Romandaki olayların hangi yıl, hangi ay ve günde geçtiği belirtilmemiştir ancak anlatılanların Tanzimat döneminde yani on dokuzuncu yüzyılda geçtiği bellidir. 6. “Araba Sevdası” adlı romanla halk hikâyesini zaman açısından karşılaştırınız. Farklılıkları arkadaşlarınızla paylaşınız. Araba Sevdası adlı romanda zaman gerçeklik özelliği taşır, abartı yoktur. Zaman olaylar ve kişiler üzerinde oldukça etkilidir. Örneğin Bihruz Periveş'i görmeden önce son derece neşeli ve eğlenceli bir hayat yaşamaktadır. Periveş’i gördükten sonra aşk ve özlemle yanıp tutuşur. Geçen her gün, onu biraz daha yıkar. Halk hikâyesinde ise zaman kavramı olayları pek etkilemez. Tahir Mardin zindanlarında yedi yıl yatar fakat bu durum bir cümlede geçiştirilir. Ayrıca halk hikâyesinde belli bir tarihi dönem yoktur, hayali bir zaman vardır. 7. Eseri kişi, zaman, mekân ilişkisi yönünden değerlendiriniz. Metnin bu üç unsuru arasında bütünlükten mi, uyumsuzluktan mı söz edilebilir? Neden? Bütünlük vardır. Kişiler Tanzimat sonrası Türk toplumunun özelliklerini yansıtır. Bu dönemdeki eğlence ve gezme merakı, Alafranga tutkusu, Fransızca öğrenme çabaları, gençler arasında başlayan aşk ilişkileri hem kişi ile mekânın hem de kişi ile zamanın ilişkisini yansıtmaktadır. 8. “Araba Sevdası” romanında temel çatışmayı oluşturan kavramlar nelerdir? Bu kavramları ve eserin temasını defterinize yazınız. Eserdeki temel çatışma hayal-gerçek çatışmasıdır. Bihruz, bir hayal uğruna tüm hayatını ve servetini savurmuştur. Bu hayalin boş olduğunu öğrendiğinde ve gerçeklerle yüzleştiğinde ise çok geç olmuştur. Buna göre romanın teması “bilinçsiz batılılaşma”dır. 9. Tanzimat Döneminin sosyal hayatı ile ilgili araştırmanızdan edindiğiniz bilgilere dayanarak eserde ele alınan temanın gerçekliğini belirleyiniz. . Yazar, kendi değerlerini küçümseyip bilinçsiz bir şekilde batılılaşmaya çalışan insanları ve onların düştüğü trajikomik durumları yansıtmaktadır. Romanda ele alınan bu sorunlar Tanzimat döneminin karakteristik sorunlarıdır ve gerçekliği yansıtır.
a. Romantik ve realist akımın ilkelerini tahtaya sıralayınız. Araba Sevdası romanında yazar realizm akımının etkisinde kalmıştır. Mekân tasvirleri ayrıntılı değildir ve yazar olayları yorum katmadan, olduğu gibi aktarmaktadır. 10. Eserde ele alınan temanın, dönemin sosyal hayatıyla ilişkisi var mıdır? Niçin? Cevabınızı aşağıdaki noktalı yerlere yazınız. Araba Sevdası’nda ele alınan teması sosyal hayatla ilişkilidir. Çünkü bilinçsizce batıya özenme, batıyı her yönüyle örnek alma dönemin sosyal bir sorunudur. 11. Bihruz Bey’in nasıl bir aile ortamında yetiştiğini metinden örneklerle açıklayınız. Bihruz’un bir hayale tutulmasının, varını yoğunu harcamasının nedenleri nelerdir? Babası eski vezirlerdendir. Birçok farklı yerde çalıştığından Bihruz’un eğitimiyle ilgilenemez fakat ona yüklü bir servet bırakır. Bihruz ise bu serveti zevk ve eğlence uğruna hızla tüketmeye başlar. 12. Aşağıda verilen parçadan hareketle romanın kim tarafından anlatıldığını, anlatıcının bakış açısını belirleyiniz. “... Zavallı Bihruz Bey, ne kadar çirkin olduğunu görebildiği an bu durumdan fazlasıyla nefret ederek kendi kendine şu şekilde söylenmeye başladı.. .Aşk bir insanın yalnız kalbine değil; aklına, fikrine, manevi güçlerine hâkimdir. Daima şüphe ve vesveseler içinde bulunmaktan hoşlandığı için kulak ve göz her istediği, her gördüğü şeyi onun mizacına göre duyup görmeye; düşünme gücü her kararını onun arzusuna göre vermeye mecburdur. Bihruz Bey’i, birkaç zamandır düşünce ve özlemlerinin aldığı ciddi tavra nazaran bir âşık kabul ettiğimize göre yalancı Keşfi Bey’den duyduğu kara haberlere inanmasını mazur görmemiz gerekir... ” Roman üçüncü tekil kişi ağzından anlatılmıştır. İlahi bakış açılı anlatıcı vardır. 13. Recaizade Mahmut Ekrem, eserini sanat yapmak amacıyla mı, toplumu bilinçlendirmek ve eğitmek amacıyla mı yazmış olabilir? Bihruz Bey’in tanıtıldığı bölümleri dikkate alarak düşüncenizi açıklayınız. Toplum için sanat anlayışı vardır. 14. Aşağıdaki paragrafta kullanılan dilin halk diline yakın, sade oluşu ile yazarın eseri yazmaktaki amacı arasında nasıl bir bağ kurulabileceğini açıklayınız. “...Bu bakışın manası Keşfi Bey’e: ‘Bey! Sen o arabaya hiç de yakışmıyorsun!’ demek miydi? Yoksa kendisine karşı: ‘Ne için böyle adi adamlarla görüşüyorsunuz?’ veyahut ‘Yanınızda o bulunmasaydı size daha başka türlü bakacaktım... ’ yollu bir şey miydi? Bunu derhâl anlamak Bihruz Bey için pek mühim ve bu da Keşfi Bey’in savunulmasına mütevakkıf idi... ” Yazar, şiirlerine göre daha sade ve açık bir dil kullanmıştır. Ancak trajikomik bir roman için bu üslup yine de ağır sayılır. Yazarın halkın diline yakın bir dil kullanmasındaki amacı okuyucuyu daha kolay etkilemektir. 15. “Araba Sevdası” romanında yerli ve mahallî unsurların olup olmadığını tartışınız. Ulaştığınız sonuç, eserin yerli ve mahallî unsurlar taşıdığı ise bu unsurlara eserden örnekler veriniz. “Eski vezirlerden rahmetli (...) Paşa’nın oğlu” sözündeki “rahmetli” tabiri mahalli bir unsurdur. Eserde bundan başka mahalli bir unsur yoktur. 16. Recaizade Mahmut Ekrem, bu eseri niçin yazmış olabilir? Eserin yazılış amacı sosyal hayatın bir sorunu haline gelen eğitimsizlik ve bilinçsiz batılılaşmanın tehlikelerini gözler önüne sermektir. 17. Bundan önce incelediğiniz iki romandan hangisinin teması, “Araba Sevdası”nın teması ile benzerlik göstermektedir? Araba Sevdası romanının teması ile Felâtun Bey ile Râkım Efendi romanının teması birbirine benzemektedir. Her iki romanda da yanlış batılılaşma anlatılmıştır. 22.ETKİNLİK: “Araba Sevdası” romanını “Kerem ile Aslı” adlı halk hikâyesiyle olay örgüsü, kişiler, tema, zaman, mekân, dil ve anlatım yönlerinden karşılaştırınız. Benzerlik ve farklılıkları defterinize yazınız.
Yazar, yanlış Batılılaşmaya karşıdır. Alafrangalık uğruna katlanılan komiklikleri, gençlerin içine düştüğü bocalamayı anlatır. Bihruz, yerli ve millî olan hiçbir şeyi beğenmez; Fransızca konuşup yazmaya özenir. Recaizade Mahmut Ekrem, kendi diline ve mili değerlerine yabancılaşan bu gençliği toplum için bir tehdit olarak görür. Yazar romanlarında toplumsal konulara ağırlık verirken şiirlerinde bireyselliğe yönelmiştir. Şiirde sanat için sanat anlayışını benimser. Edebiyatımızda realizmin etkisiyle yazılmış ilk roman Araba Sevdası'dır. Yazar bu romanda olaylara realist bir bakış açısıyla yaklaşmıştır. 19. a. Aşağıdaki paragrafta sözü edilen mektupla ilgili değerlendirmeler kime aittir? “tik karaladığı mektuba bile gülünecek şekilde hayrette bırakan bu komik gariplikleri, bu acayip yazıyı Bihruz Bey, büyük bir dikkatle neredeyse on defa okudu. Biraz fazla alafranga olmasından başka hiçbir kusurunu bulamadı... ” Mektupla ilgili değerlendirmeler yazara aittir. Aşırı Fransızca kelimelerle yüklü bu mektup yazara göre komiktir. Eserin genelinde yazar, varlığını okuyucuya hissettirmiyor. Roman realist bir eser olduğu için yazar kişiliğini gizlemektedir. Yazar zaman zaman duygularını yansıtmış. (yukarıdaki mektup örneğinde olduğu gibi) Bu tutum realizmin ilkelerine aykırıdır. Eser ilk realist roman olduğu için yer yer romantik unsurlar görülür. 20. Aşağıda Recaizade Mahmut Ekrem’in “Araba Sevdası” romanı için yazdığı ön sözden bir bölüm verilmiştir. Romandan, Hikmet Feridun Es’in görüşlerinden ve Recaizade Mahmut Ekrem’e ait ön sözden hareketle eser-yazar ilişkisi ile ilgili neler söyleyebilirsiniz? . .İnsanlığa bağlı olarak cereyan etmekte olan, ders alınması gereken olaylara ve durumlara şiir ve hikmetle karışık bir gözle bakılırsa hepsi de az çok hazin görünür. Bunlardan bir kısmının kederli gözyaşlanyla, diğer bir kısmının garip gülüşler ile kabul edilmesindeki fark, olayların içyüzündeki feciliğe değil; keyfiyyet-i itibare aittir. Gerçek veya imkân dairesinde zihinde şekillendirilebilen ve yazılabilen büyük küçük hikâyeler ise olayların ve insanlığın hâllerinin ders veren birer aynasıdır... ” Recaizade Mahmut Ekrem Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası adlı romanının ön sözünde yazdığı şu cümle eser yazar ilişkisinin boyutlarını ortaya koyar: Gerçek veya imkân dairesinde zihinde şekillendirilebilen ve yazılabilen büyük küçük hikâyeler ise olayların ve insanlığın hâllerinin ders veren birer aynasıdır...” Hikmet Feridun Es Hikmet Feridun Es, Recaizade’nin Çamlıca’ya sık sık gittiğini, burada bir köşk kiraladığını ve bazı gönül maceraları yaşadığını anlatmaktadır. O halde Araba Sevdası romanında yazarın kendi yaşamından izler olduğunu söyleyebiliriz. Eser, yazarın hayatından, hayallerinden ve düşüncelerinden izler taşımaktadır. |